Öteki Bisiklet’in ilk organize turu ÖBİHT 2011 geçtiğimiz pazar günü düzenlendi. Etkinlik, pikniği, yemeyi, içmeyi bir günlüğüne öncelik olmaktan çıkarıp yerine günün önemi itibariyle insan haklarını ve diyaloğu koyan bir grup bisikletsever tarafından keyifle gerçekleştirildi.
İlk başta plan saat 11′de atılacak bir tur ardından Orta Dünya’da el-ayak ve iç ısınmasını bahane ederek bir şeyler içip tanışıp konuşmak ve ardından Kızılırmak Sineması’ndaki “Sonbahar” gösterimine gitmekti. Ancak bizi kırmayıp, kendisi dışındaki bütün katılımcılardan daha yaşlı bisikletiyle aramıza katılan Kadir Cangızbay’ın zamanının dar olması nedeniyle Güvenpark’ta buluştuktan sonra doğrudan Orta Dünya’ya geçildi. Zaten 11.20′ye kadar gelenleri beklemiş olduğumuz için içecek sıcak bir şeylerin çoktan hak edilmiş olduğunu varsaydık.
Oldukça kısa bir rota izleyerek -ki yol zaten kısa malum-, Güvenpark’tan Ziya Gökalp Caddesi’ne geçildi, oradan Selanik’e sapıp, Kızılırmak’a tırmanıldı. Tırmanışı Kadir Cangızbay “Anaa! Amcaya bak la la la!” ifadeleri eşliğinde önde götürdü.

Katılanlar kısaca simaen ve ismen tanıştıktan sonra Orta Dünya’da muhabbet eylemekten, daha derin bir tanışma seansına fırsat olmadı. Ama zaten biliyoruz ki tanışmanın tek yolu “meraba, ben x, y’den geliyorum” demek değildir. Kadir Cangızbay’la birlikte geçirilen yaklaşık 1.5 saat boyunca bisikletten, Öteki Bisiklet’ten, Ankara’da bisikletli yaşamdan ve 3 Aralık’ta yaşanan dayak olayı özelinde haklardan ve eylemlerden konuşuldu. Büyük kısmı keyifle geçen sohbette konu, PAB Ankara Facebook grubundaki tartışmada önerildiği üzere son yaşanan olaya, neler yapılabileceğine ve bu olaya ilişkin tepkisizliğe geldiğinde atmosfer biraz daha ağırlaştı. Buluşma sonrası internet üzerinden de devam eden tartışmaya ilişkin tüm konuşulanları tek tek, kişi kişi, sırayla özetlemek şu an için mümkün ve gerekli olmasa da, genel olarak herkes durumdan rahatsızlığını belirterek, yapılabilecek şeyler için öneriler getirdi. Öncelikle olayın yeterince duyulmamasına ilişkin, farklı bisiklet gruplarının “yönetici”lerinin, ekonomik çıkarları bisiklet sektörüne dayalı olanların ve eylem deyince aklı çıkanların sorumlulukları ifade edilerek tartışıldı. Ankara’daki düzen-disiplin-izin-devlet sevdası konuşuldu, başka yerler/gruplarla karşılaştırmalar yapıldı. Bir şiddet olayı yaşanırken tartışma dahi olmamasından ve Onur’un ölümünün ardından oluşan sessizlik ve tepkisizlikten yola çıkarak, böyle bir eylemde de katılım olmayacağı düşünülmesine rağmen yine de dayak olayına ilişkin bir basın duyurusu hazırlanıp, duyurulması ve etraflı katılım için çabalanması amacıyla önümüzdeki perşembe veya cuma günü bir eylem yapılması önerildi ve bunun üzerinde uzlaşıldı. Ardından, olayın üstünden 1 haftadan fazla zaman geçmiş olması ve eylemin planlandığı tarih itibariyle de 2. haftanın dolmak üzere olacak olması nedeniyle yapılacak herhangi bir eylemin “gündeme ilişkin” sayılamayacağı belirtildi. Buradan yola çıkılarak, daha geniş katılımın sağlanabileceği, daha planlı bir eylemle belediyeye taleplerin iletilmesi yönünde öneriler geldi. Bu önerinin ve bu buluşmada diğer konuşulanların 17 Aralık Cumartesi günü ikincisi düzenlenecek olan “Ankara bisiklet toplulukları koordinasyon toplantısı”nda dile getirilmesi düşünülüyor.

Orta Dünya’daki sohbetin ve tartışmaların ardından, Kadir Cangızbay ve bir grup katılımcı yolcu edildi ve kısa süre ardından da geriye kalanlar Bardacık Sokak, Esat Caddesi, Tahran Caddesi ve Tunalı Hilmi güzergahında kısa bir turun ardından Ankara’nın dört bir yanına ve Eskişehir’e dağıldı.
Etkinliğe ilişkin diğer fotoğrafları Facebook sayfamızda veya Facebook kullanmıyorsanız şu adreste bulabilirsiniz.
Çağrımıza kulak ve/veya destek veren, o gün bizimle olan, gerçekten olmak isteyip de olamayan herkese teşekkürler!